INSTAGRAM DOSYASI PT. IV

09:45

Burada, follower ve elitizm meselesi üzerine birkaç bir şey söylemek istiyorum. İkiye bölelim, önce follower konusu.

Instagram, kendi sayfası editörleri tarafından kontrol edilen bir uygulamadır ve tabii ki, her sosyal medya aracı gibi, tamamen maddiyata dayalı olmak durumundadır. Ama bir hesap Instagram'ın bizzat kendi sayfasında tanıtılmışsa (suggested olmaktan bahsetmiyorum), zaten kazanacağı follower sayısı (çok çok uç değilse) 5 bini geçmez. (Hadi sizin için 10 bin. :)

Ama asıl konu suggested olmak ise, daha önce de yazmışolduğum gibi bu bir "community" meselesidir. Önerilen, önerilir. Mantık basit. E ne yapacaksınız, aktif olacaksınız, yorum yapacaksınız mesela. Like koyacaksınız. Suggested olmak size minimum 40 bin follower kazandırır. Ama bunu yapan Instagram'in "elitist editörleri" değil, sizin arkadaşlarınızdır, eğer arkadaşlarınız ya da sizi takip edenler sizi önerirse, iki üç kişiden fazlası sizin o follower sayısına layık olduğunuzu düşünürse siz de önerilen olursunuz. Burada herhangi bir elitizm mevcut değil. Sadece topluluk kuralları var.

Facebook'un Instagram'ı satın alması "kendi sonunu hazırlaması"na sebep olmadı, hatta istatistiklerle konuşursam:

2014'ün sonunda Instagram, aktif kullanıcı sayısı bakımından Twitter'ı (284 milyon) geçti (300 milyon). Buyurun makalesi: http://www.businessinsider.com/…han-twitter-2014-12

Şimdi ben Instagram'ın avukatı falan değilim, basit bir kullanıcıyım (aslında daha çok gözlemciyim) ama bazı şeyler için verecek cevabım olabilir. Instagram için tek tip kullanıcıya hitap ediyor denmesi haksızlık, burada kendi yaptığı "resim"leri paylaşan da önerildi, animasyon yapan da, kısa film çeken de, ne bileyim karikatür çizen de. Doğal afetlerin fotoğrafını çekenler, foto muhabirler de gösterildi. Şu sayfada tek tip olan ne olduğunu bana söylerseniz sevinirim. Instagram'ın sadece kendi communityfirst kitabının içerisinde bile Gezi olaylarından örnek bir sürü fotoğraf görebilirsiniz. Eleştirilecek yönü çok, ama tek tip profile hitap ettiği iddiası sadece o profillerde dolaşıldığının göstergesi olabilir, başka da bir açıklaması olamaz. Keşfet size sadece beğendiğiniz tarzda şeyleri getirir sonuçta. burada "fotoğraf kültüründen uzak editörler"in yaptığı tam olarak nedir, onu da bilmiyorum.

Peki, Instagram fotoğrafçıların 1-2 sene içinde terk edeceği bir alan olabilir mi?

Daha iyisi çıkarsa belki evet. Yoksa hayır. Size basit bir örnek vereyim.

Her zaman bahsettiğim fotoğrafçı Alice Gao, (yukarıda eleştirilen pahalı kap kacak fotoğrafı çekenlerden, JCrew ayakkabı giyer, defteri Hermes:) 2006-2014 yılları arasında flickr kullanmış ve 9600 küsür takipçisi var. 8 senede 9.6k.

Bu kadının Instagram hesabında yaklaşık 3 senede geldiği takipçi sayısı kaç biliyor musunuz? Ben söyleyeyim. 909.000 küsür.

Yetmediyse bir örnek daha. Çok sevdiğim başka bir fotoğrafçı, genelde aile fotoğrafları çeker: cindy loughridge. o da 2006'da katılmış flickr'a. Adresi şu. Takipçi sayısı 90 bin küsür. Baya yüksek. Peki Instagram? 3 senede 129 bin küsür.

Örnekler çoğaltılabilir.

Fotoğrafçı fotoğraf anlamında Instagram üzerinden tatmin olmayabilir, ama çok daha hızlı bir geri dönüş alır ve çok daha büyük bir kitleye ulaşır. Bu da Instagram'ı en azından daha iyisi çıkana kadar vazgeçilmez yapar. Çünkü insanlar bunun üzerinden para kazanıyor. Instagram açıldığı zaman flickr kapandı mı? Hayır. Fotoğrafı blogu için çekenler, aynı fotoğrafı kesip biçip Instagram'a da koyuyorlar çünkü orası daha aktif, bunun bilincinde. Kimse gidip bloguna bakacak değil, firmalar ve markalar da Instagram'a bakıyor. Bu anlamda Instagram'ın terk edileceği öngörüsü bence yanlış. Facebook zamanla ne kadar terk edildiyse Instagram da o kadar edilecektir, ama büyümesi sürecek.

Görsel bilgiler çağında yaşıyoruz, bir fotoğraf sitesinin terk edilmesi mümkün olabilir mi? diyetisyenler bile fotoğraf üzerine yazılarla tavsiye veriyor burada. Daha vahimini söyleyeyim. Psikologlar kliniklerini ne kadar güzel dekore ettirdiklerini gösteriyor. Eleştirirsiniz, bu size kalmış. Ama zamanın "pazarlaması" bu, olayımız bu yani artık.

Peki, gelelim ikinci kısma.

Eleştirilecek yönleri. instagram'ın insanları "aynılaştırdığı" düşüncesini yok sayamayız (insanlar ne zaman tahmin ettiğimiz kadar farklı oldular ki :/), bu yukarıda karşı çıktığım şeyden çok daha farklı. Ama bu aynılaşmanın nedeni "fotoğraf çeken" herkesin "sanatçı" olmaması, olmak zorunda da olmaması. İnsanlar taklit ediyor. Taklit ediyor ve bu şekilde kendini geliştiriyor. Ya da sadece beğendiği için gidip aynısını çekiyor. Bu kısım önemli değil. Ama artık bu devirde, her şeyin paylaşıldığı zamanda en fazla ne kadar orijinal olunabilir ki zaten. İnsanlar beğeniyor ve yapıyor işte, bu kadar basit.

İnsanların sadece fotoğraf çekmek için dışarı çıkması. Hatta sadece fotoğraf çekmek için buluşması filan. Arkadaşlar insanlar çeksin ve paylaşsın, istemiyorsanız unfollow edersiniz ve bu dert sizin için de biter. Ya tek kelime bile etmesinler buluşunca, fotoğraf çeksinler mesela sadece: Bu da bir iletişim, istenmese de zorlansa da artık böyle. Bizim zamanımız bunun çağı.

Elitizm eleştirileri. Katılıyorum ama bu, bu zamana özgü bir şey değil. elitizm her zaman biz fakirler için sinir bozucu olduğu kadar özendirici ve merak uyandırıcı da oldu. Bu kullanılıyor insanlar ve markalar tarafından. Eskiden magazin haberlerinde gördüğümüz markaların sadece görsel temsil yeri değişti, o kadar.


Daha yazacak çok şey var ama bir devasa Instagram gözlemleri entry'si daha burada bitsin.

1 yorum: