INSTAGRAM DOSYASI PT. III

09:33

Instagram'daki en büyük olaylardan biri "suggested", yani "önerilen kullanıcı" olmak. Biraz bahsedeyim.

Bizim Türkiye’de instagram kullanımı galata kulesi, simitle beslenen mantı, Türk çayı ve papatya fotoğrafı paylaşmaktan öteye gidemediği için (ki biz bu eleştirileri şurada uzun uzun yazmıştık. İnsanların pek bir bilgisi yok bu konuda ama yurtdışında herkes bunun için çabalıyor. Şimdi sizin bir Instagram hesabınız olsun. Bu hesabı suggested yapmaya çalışalım.

1. Öncelikle bu hesabınızı aktif olarak kullanıyor olmanız gerek. Her gün mutlaka bir fotoğraf paylaşacaksınız, ya da diyelim fotoğraf paylaşmadığınız süre 2 günü kesinlikle geçmeyecek.

2. Profilinizin bir teması olacak, dışarıdan bakıldığı zaman bir anlam ifade edecek insanlara. Örneğin şehir hayatı çekiyorsanız şehir hayatı, modaysa moda, still life çekiyorsanız still life, bakınca anlaşılır olacak. (daha önce instagram'a koyulacak fotoğraflar ile alakalı bir yazı yazmıştım.)

3. İnsanlarla aktif bir şekilde ilişkide olmanız gerekiyor. Instagram bu "community" olma özelliğine aşırı önem veriyor, zaten suggested olanların #communityfirst diye bir hashtagleri (etiketleri) de var. Topluluk kurallarına uymanız çok önemli. Birilerine yorum yapın, birileriyle arkadaş olun, birilerini etiketleyin, buluşmalar yapın, fotoğraflar çekin vs...

4. Burası önemli çünkü 3 ile de doğrudan bağlantılı. Suggested olmanız için en önemli şey, en başta birinin sizi "suggest" etmesi. Diyelim ki bir A kişisi önerilen kişi oldu. O kişiye atılan suggestion mailinde, ondan Instagram'ın keşfetmesi için yeni kullanıcı isimleri ya da etiketler istenir. Topluluk olmak bu yüzden çok önemli. Birileriyle iletişimde olmanız sizin de keşfedilmeniz açısından çok önemlidir, önerilmeniz gerekiyor çünkü.

5. Tüm bunları yapıyorsanız, özgün olduğunuzdan eminseniz vs. zaten hemen keşfediliyorsunuz. Sizi öneren kullanıcı sayısı ne kadar çoksa o kadar çabuk suggested oluyorsunuz.

Peki, o halde soru şu: Neden suggested olmak istemelisiniz?

Önerilen kullanıcı dediğimiz durum, genelde Instagram'a yeni üye olmuş olan insanların karşısına çıkan "takip edilesi kişiler" listesinde olmak demek. Haberiniz var mı bilmiyorum ama geçtiğimiz aylarda (Ocak ayı, hatta) Instagram günlük kullanıcı yoğunluğu bakımından Twitter'ı bile geçmişti. Her gün binlerce, belki milyonlarca insan üye oluyor ve onların karşılarına doğrudan sizin kullanıcı adınız "önerilen" olarak çıkıyor. Suggested olduğunuz zaman Instagram'ın kendi Instagram hesabı da sizi takip ediyor. Ortalama 2 hafta kadar takip edilip unfollow ediliyorsunuz, bu süre bazen değişebiliyor da (daha çok olduğu gibi daha az da olabilir). Bu süre boyunca günde en az 2 bin takipçi geliyor size. Bu takipçilerin büyük bir kısmı yeni üyelerden oluşuyor. Sonrasında Instagram sizden ev adresinizi istiyor ve size ufak hediyeler gönderiyor ara sıra (takvim vs. gibi). Eğer önerilenler tarafından önerilmeye devam ederseniz tekrar suggested da olabiliyorsunuz, bunun bir sınırı yok. Aynı zamanda siz de çok sevdiğiniz ve daha çok takipçiyi hak ettiğini düşündüğünüz hesapları "keşfettirebiliyor"sunuz.

Peki, tüm bu takipçi muhabbeti nereye gidiyor, aslında klasik... Sosyal medyadan para kazanabilmek ya da küçük eşantiyonlar alabilmek, küçük hediyelerle kendini şımartmak gibi.


Sonuç olarak neden sizin de bir Daniel Wellington saatiniz olmasın?

1 yorum: