KRALIN ŞEHRİ - III -

01:11


Dizginleyemediğim veya ıslah edemediğim, bir anda gün yüzüne çıkan onca şeye birlikte bakalım çünkü bugün burada beraberiz, bu meydanı paylaşacağız. Bugün biraz hızlanacak, biraz ortalığı ateşe verecek, biraz kavga edeceğiz çünkü sirenlerim çalıyor: Her yerde alarmlar, alarmlar, alarmlar... Bu sirenlerin susması için içim çıkana kadar koşmak, kendimi dağlara çalmak, şiddetli bir rüzgar halinde camları sallandırmak, ağaçlara çarpa çarpa uğuldamak istiyorum... Bu bir süre öncesine kadar ferah olan manzarayı çekip atmak ve her şeyi en baştan yazmak istiyorum: Tüm beyaz bayrakları görene kadar. Gece gökyüzünü yakan, -sezgilerimi-aklımı-kaygılarımı-korkularımı- ateşe veren tüm bu sirenleri susturana kadar. Buraya gelirken "siz yeter ki savaşmak isteyin" diyerek gelmiştim, "sizinle bu şehrin her yerinde savaşacağım" (yerin altı, yer, yerin üstü, her yer ama her yerde); bu şehir, bu plazalarda çalışanlar, bu rezidanslar, evsizler, yurtsuzlar, çulsuzlar; öylesine yolu geçerken uğrayanlar veya işi düşüp kendini içinde kaybolmuş bulanlar, herkes ama herkes seyretsin, heveslerini alana kadar. Ne kadar zordu sakinleşmek. Ne kadar zordu. Ne kadar zordu buraya gelebilmek. 


Tüm bu sirenleri susturana kadar. 


Gece gökyüzü tekrar dinginleşince ve sığınaklarına kaçmış tüm çocuklar yavaş yavaş gün yüzüne çıkarken... 


Derin bir nefes alıp barış yapabiliriz artık...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder