mobil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mobil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

KOLAJ #2: KARE KARE BİR AY

23:23

1. Bu ay yaklaşık 1 hafta kadar Fujifilm XE-1'i yeniden kullandım ve bu makineyi ne zaman elime alsam olduğu gibi, yine gidip GMK Bulvarındaki güzel dizilmiş meyvelerin fotoğrafını çektim. Fotoğraflar makinenin içinde daha güzel durduğu için Kızılay'da otobüs sırasında beklerken telefonumla makinedeki fotoğrafın fotoğrafını çekmiş oldum. A. ile aramızda küçük bir espri konusu oldu artık bu olay. Aynı gün abimin artık giymeyi bıraktığı kışlık oduncu gömleğine de el koydum ve 12.900 küsur adımla günü tamamlamış oldum.

2. Erva ile tanıştığımız gün. Kızlar masada sohbet ederken onun kitaplarını karıştırıyor, daha sonra almak için beğendiklerimin fotoğrafını çekiyordum. Kızılay'daki Coffee Lab'daydık ve 2 iced mocha, bir mocha ve 1 cafe latte'nin tamamı çok kötüydü. Aslında o hafta içtiğim bütün iced mocha'lar kötüydü ve bu artık kışın iyice geldiğini, Pumpkin Spice'a sadık dönüşümü yapmam gerektiğini haber veriyordu...

Aynı zamanda bu fotoğraf, okul açılalı 3 hafta olmasına rağmen 12 dersimin hiçbirinin kitabını henüz almamış olduğum konusunda da beni uyarıyordu.

3. Bu ay en çok Coffee Lab'da, hep de aynı masada takıldık ve burası da #ihavethisthingwithfloors fotoğrafı oldu.

4. Geçtiğimiz aylarda uzaktan bir tanıdığımızın kızının fotoğraflarını çekmiştim. Stajdan çıktıktan sonra gittiğim ve yorgun olduğum için, daha önce hiç bebek fotoğrafı çekmediğim için ve o gün Zeynep bebeğin de en iyi günü olmadığı için, ev de fazla ışık almadığı için çektiğim fotoğrafların çoğunu beğenmemiştim. Ama geçtiğimiz günlerde bana bu davetiyeyi gönderdiler, Zeynep'in birinci yaşının kutlamasının davetiyesi. Aynı zamanda yıllar sonra okuması için davetliler tarafından mektup yazılması için bastırılmış bir de kartpostal. Siz göremiyorsunuz ama Diyarbakır'da kutlama yaptıkları salonun her tarafına büyük posterler de asılmış. Ve hepsi de benim çektiğim fotoğraflardan oluşuyor. Görünce gözlerim yaşardı, uzun süre öylece bakıverdim hepsine tek tek. Uzaktan bile olsa hangi hayatlara nasıl dokunduğumuzu kim bilebilir?

Ve bir ay daha, telefonumun artık çöplük haline gelmiş galerisinden çıkanlarla birlikte tam olarak böyle geçti...

KOLAJ #1: KARE KARE BİR AY

14:21


1. Uzun zaman sonra toparlanan grubumuzda G., bu anı ölümsüzleştirmek için ayaklarımızın fotoğrafını çekmiş. Aradan bir süre geçtikten sonra telefonda tesadüfen buluyorum.

2. Haftalarca süren mide ağrısından sonra doğru düzgün yiyebildiğim ilk şey Arabica'nın bu sandviçi. Daha sonra bu ağrı yavaş yavaş kendini önü alınamaz bir iştaha bıraktı, ki bırakmasa da olurmuş açıkçası.

3. Kızlarla Dünya Kahve Günü'nü kutlarken, ya da hazır bahanesini bulup yine gezmeye gitmişken. Coffee Lab'dayız. İçecek de Iced Mocha.

4. Bir başka Iced Mocha'nın sonu. Gezegendeki bütün insanların iced mocha'ları bir şekilde benim elimden geçsin istiyorum, nitekim kremaları da dahil olmak üzere hepsini bitirebileceğime inancım sonsuz. Zaten çevremdeki herkesin kahvelerine inatla göz koymam yüzünden Americano içmeye başlayanların sayısı git gide artıyor. Americano, beni başkalarının kahvelerini içmem konusunda engelleyebilecek tek güç, zehir...

Gittim ve Gördüm: Kafes Fırın

14:45

Aslında daha önce de gitme imkanı bulduğum ama yazısını ancak yazabildiğim bir yer. Blogda bu haftaki yerimizin adı "Kafes Fırın". Yeri harika. Ankara'da, meşhur Karanfil Sokak'ımızın Meşrutiyet girişinde hemen. Starbucks'ın karşısında, gizemli girişiyle sizi karşılıyor.
image
Sizi bilmiyorum ama ben Kızılay'da böyle bir yerin ihtiyacı içerisindeydim, günün her öğünü gidilebilecek, ama özellikle kahvaltı için gidilebilecek yarı cafe, yarı pastane tarzı bir yer. Bu dönem haftaiçi her gün dışarıda, dolayısıyla Kızılay'da olmak zorunda kaldığım için daha dönemin başında burayı keşfetmek benim için sevinç kaynağı oldu.
image
İsterseniz dışarıdaki masalarda oturabilirsiniz ama ben gittiği her yerde sıcak bir köşe arayan tiplerden olduğum için içerisini daha çok sevdim. İngilizce'de "cozy" denilen, Türkçe'deki tam karşılığını bulamadığım bir yer de var alt katta. İsterseniz bu masada oturabileceğiniz gibi hemen karşısındaki deri koltuklara da oturabilirsiniz.
image
Burada çektiğiniz fotoğrafları #bahardakafes etiketiyle Instagram'da paylaştığınız zaman, arka tarafta gördüğünüz siyah panoda çektiğiniz fotoğraf yayınlanıyor.
image
Gelelim fiyatlara.
Kafes'in en sevdiğim yönü öğrenci dostu bir mekan olması oldu. Türevlerine göre kesinlikle daha ucuz. Kahve ve öteki soğuk/sıcak içecekler menüsü ise tam karşısında bulunan Starbucks ile ya aynı, ya daha ucuz. Starbucks'a sadece chai tea latte'si için giden biri olarak burada chai olduğunu görünce çok sevinmiştim. Tadı ise türevinden çok daha güzel, çok daha gerçekçi bir his bırakıyor.
Gelelim ayrıntının ayrıntısına... Bu da benim dekora ufacık bir dokunuşum olsun.
image
Sonuç olarak sıklıkla gitmeye şimdiden başladığım bir yer oldu burası. Olur da yolunuz düşerse ve karşılaşırsak bir selam demekten çekinmeyin.
Adres:
Karanfil 1 Sokak No: 27/A
Telefon : +90 312 362 9191/ Ankara